Günümüzün hızla değişen iş dünyasında, en değerli sermaye artık sadece sahip olunan teknoloji veya pazar payı değil; kurumun içindek
Günümüzün hızla değişen iş dünyasında, en değerli sermaye artık sadece sahip olunan teknoloji veya pazar payı değil; kurumun içindeki “hareket kabiliyeti”dir. Makers Consulting olarak, dev ölçekli kurumlarla yürüttüğümüz projelerde gördüğümüz temel bir gerçek var: Geleceğin kazananları, yeteneği sadece dışarıda arayanlar değil, içerideki potansiyeli bir satranç ustalığıyla yönetebilenler olacaktır.
Kurum içi mobilite (internal mobility), yalnızca boş pozisyonları doldurmak için yapılan bir İK operasyonu değildir. Bu, bir şirketin bağışıklık sistemini güçlendiren, inovasyon kaslarını geliştiren ve en önemlisi, çalışan bağlılığını sarsılmaz bir temele oturtan stratejik bir dönüşüm hamlesidir.
Her başarılı dönüşüm, derin bir öz farkındalıkla başlar. Makers Consulting olarak bir projeye başladığımızda, ilk adımımız kurumun mevcut dokusunu anlamaktır. Bir şirketin “organizasyonel şeması” ile “gerçek çalışma dinamikleri” çoğu zaman birbirinden farklıdır.
Bu aşama, binanın temellerini incelemek gibidir. Temel sağlam olmadan çıkılacak her kat, ileride operasyonel riskler doğurabilir.
Yapıyı anladıktan sonra, elde ettiğimiz verileri somut çıktılara dönüştürüyoruz. Bu noktada Makers Consulting’in farkı, sadece “kim nereye gitmeli” sorusuna yanıt vermesi değil, bu geçişin kurumun genel vizyonuyla nasıl örtüştüğünü kurgulamasıdır.
Değerlendirme sürecimizde, çalışanın teknik yetkinliklerini (hard skills) sosyal becerileriyle (soft skills) harmanlayarak, en yüksek katma değeri yaratacağı “yeni yuvasını” belirliyoruz. Doğru görev ataması; çalışanın motivasyonunu %40’a kadar artırırken, kurumun dışarıdan yeni birini işe alma ve oryantasyon maliyetlerini minimize eder.
Kurum içi mobilite projelerimiz, sadece bir İK girişimi değil, bir şirket kültürü devrimidir.
Modern çalışanlar, özellikle de Z ve Y kuşağı, bir şirkette sadece maaş için kalmıyor; gelişim ve çeşitlilik arıyorlar. Kendi şirketinde farklı projelerde yer alabileceğini, yatay veya dikey geçişlerle kendini güncelleyebileceğini bilen bir yeteneğin, dışarıdaki tekliflere kulak asma ihtimali çok daha düşüktür.
Şirketlerin en büyük düşmanı “silolaşma”dır. Pazarlamadan operasyona, finanstan satışa geçen her çalışan, yanında bir bilgi köprüsü kurar. Bu durum, birimler arası empatiyi artırır ve bürokratik engellerin kendiliğinden erimesini sağlar.
Farklı disiplinlerden gelen insanların aynı masada buluşması, inovasyonu tetikler. Makers Consulting olarak kurguladığımız mobilite projelerinde, “taze kan” etkisinin sadece dışarıdan gelenlerle değil, kurum içindeki farklı bakış açılarıyla da yaratılabileceğini kanıtlıyoruz.
Kurum içi mobilite, kağıt üzerinde kolay ama pratikte oldukça hassas bir süreçtir.
Sürecin merkezine atölye çalışmalarını koyuyoruz. Bu atölyelerde:
Danışmanlarımız, global best-practice’leri Türkiye’nin yerel iş kültürü ve şirketinizin özel dinamikleriyle harmanlayarak terzi usulü çözümler sunar.
Yetenek savaşlarının yaşandığı bu dönemde, sahip olduğunuz cevherleri parlatmak için dışarı bakmanıza gerek olmayabilir. İhtiyacınız olan şey; doğru bir metodoloji, derinlemesine bir analiz ve cesur bir uygulama planıdır.
Makers Consulting olarak, büyük organizasyonların karmaşık yapılarını daha çevik, daha bağlı ve daha verimli sistemlere dönüştürmek için buradayız. Şirketinizin içindeki gizli potansiyeli keşfetmeye ve geleceğin çalışma modelini birlikte inşa etmeye hazırsanız, bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Çalışan mobilite projelerimiz için bize ulaşın, 48 saat içinde teklif dönelim.