Hangi kurumsal ölçekte olursa olsun, iş dünyasına dair kalıplaşmış ezberlerin büyük oranda yıkıldığı bir sürecin ortasındayız. B
Hangi kurumsal ölçekte olursa olsun, iş dünyasına dair kalıplaşmış ezberlerin büyük oranda yıkıldığı bir sürecin ortasındayız. Böyle bir değişimin gölgesinde, çalışanların iş dünyasında artan rolünü inkâr etmek elbette mümkün değildir. Tam da bu noktada kurumsal işletmeler için önemi gittikçe artmaya başlayan “Çalışan Deneyimi” kavramına özel bir vurgu yapmakta yarar vardır.
İş dünyasında çalışanların sahip olduğu “deneyimler” akla gelebilecek tüm aşamalarda memnuniyet düzeyini ciddi ölçüde artırır. Dolayısıyla iş odaklı deneyimler, oluşabilecek çalışan memnuniyeti, çalışan bağlılığı ve elbette verimlilik için temel bir referans noktasıdır.
Sanılanın aksine Çalışan Deneyimi kavramı, salt fiziksel ortamdan ibaret değildir. İşletme çatısı altındaki çalışanların; iş yerinde kendilerini nasıl hissettikleri, şirket kültürünü ne şekilde benimsedikleri ve kendilerini nasıl motive ettikleriyle doğrudan bağlantılıdır. Bu temel bilgilerden sonra dilerseniz Çalışan Deneyimi konusuna dair diğer detaylara daha yakından bakalım.
Çalışan Deneyimi Hizmetlerimiz için bize yazın, 48 saat içinde teklif dönelim.
Çalışan Deneyimi, temel olarak şirketlerin tüm iş süreçlerinin ve insan kaynakları stratejilerinin odak noktasında yer alır. Dilimize Çalışan Deneyimi olarak çevrilen bu önemli kavram, Employee Experience (EX) olarak da bilinir. Çalışan Deneyimi en genel ifadeyle çalışan ve şirket arasında ortaya çıkan maddi ya da manevi değerlerin bütünü şeklinde tanımlanabilir. Esasen EX, henüz işe alım aşamalarındaki mülakatlarla birlikte start alır. Mülakat noktasından son aşamaya kadar çalışanların iş özelinde tecrübe ettiği her şey, Employee Experience kapsamında kendine yer bulur.
Bugün itibarıyla şirketlerin ya da işverenlerin çalışanlarına olan yaklaşımları, kendi vizyonuna dair ipuçları sunar. İşverenlerin çalışanlara yönelik olarak sunduğu değer, çalışan bağlılığı ile paralel şekilde ilerler. Bu durum, aynı zamanda çalışanın kişisel kariyer gelişimini de destekler. Kabul edileceği üzere günümüzde personel deneyimi, hem çalışanların hem de farklı ölçeklerdeki şirketlerin başarısında belirleyicidir. Bu konuda görece daha bilinçli yaklaşımlar gösteren şirketler, Çalışan Deneyimi alanına daha fazla yatırım yapmaktadır. Şirketlerin gelinen noktada tıpkı müşterilerinde olduğu üzere gibi çalışanlarına da yoğun düzeyde değer atfettiğini ifade edebiliriz. Çalışan Deneyimi üzerine yapılan çalışmalar da bu değişimi desteklemektedir.
Bir çalışanın ilgili organizasyonda geçirdiği tüm süre boyunca hissettiği, gördüğü, duyduğu, özetle deneyimlediği tüm etkileşimlerin toplamı olarak kabul gören Employee Experience, sadece İK departmanlarının sorumluluğunda değildir. EX, bugün özelinde artık tüm organizasyonları kapsayan stratejik bir süreci ifade eder. Söz konusu kavram, iş yerindeki günlük etkileşimlerden şirket kültürüne, gelişim fırsatlarından yönetici yaklaşımlarına birçok alt başlığı içinde barındırır. Kültür odaklı bir organizasyon yapısı, çalışanların işine olan bağlılıklarını artırır. Diğer yandan bu deneyimin daima istikrarlı biçimde analiz edilmesi, organizasyonel değişikliklerin ve yeniliklerin çok daha verimli şekilde uygulanmasına alan yaratır.
Çalışan Deneyimi, kurumsal organizasyonların çalışanlarıyla yaşadıkları deneyimleri belli beklentiler ya da ihtiyaçlar çerçevesinde iyileştirmelerini ifade eder. Doğru ve istikrarlı bir Çalışan Deneyimi tasarımı, iş verimliliğine doğrudan somut katkılar sunar. Özellikle potansiyel fırsatları keşfetme ve doğru aksiyonlar alma noktasında EX’in gücünden yararlanmak gittikçe daha önemli hale gelmiştir. Çalışan Deneyimi’nin sunduğu yararları şu şekilde aktarabiliriz:
Çalışan Deneyimi ve Müşteri Deneyimi, birbirinden bağımsız ya da farklı alanlar gibi görünse de her iki kavram birbirini tamamlar. Aynı temel ilkelere dayalı olan Çalışan Deneyimi ve Müşteri Deneyimi, organizasyonların başarısı için kritik öneme sahiptir. EX, şirket içindeki bireylerin iş yerindeki memnuniyetine ve bağlılıklarına odaklanır.
Müşteri Deneyimi ise bir markayla etkileşimde bulunan kitlenin hissettiklerine ya da edinmiş oldukları hizmetin niteliğine odaklanır. Her iki deneyimin de duygusal bir yön taşıdığını ifade etmek mümkündür. Gerek müşteriler gerekse de şirket çalışanları, neticede değer ve saygı görmek isterler. Aslında doğru tasarlanmış bir Çalışan Deneyimi, bir anlamda müşterilere de iyi bir hizmet sunmayı kolaylaştırıyor. Dolayısıyla her iki kavram da birbirini beslemektedir. Mutlu çalışanların, şirketin değerlerini daha iyi yansıtarak müşteri memnuniyetini artırabileceği unutulmamalıdır.
Şirketlerin çalışanlarına özel bir önem ve değer atfetmesi, günümüzde lider şirketlerin marka değerini ve iş verimliliklerini artırmasını sağlamaktadır. Şirketler, kendi bünyelerinde yer alan çalışanlarının temel ihtiyaç ve beklentilerini ya da motivasyon unsurlarını daha doğru şekilde kavramak, bu doğrultuda profesyonel adımlar atmak durumundadır.
2014 yılından bu yana 150’den fazla şirket ile iş birliği oluşturan Makers Consulting, Çalışan Deneyimi konusunda profesyonel düzeyde danışmanlık hizmeti vermektedir. Müşteri memnuniyeti oranı %90’ın üzerinde olan Makers Consulting, aynı zamanda %95’i bulan “tekrar çalışma oranı” ile öne çıkar. Çok daha verimli bir çalışma deneyimi programı oluşturmak, bu yaklaşımı şirket kültürünüzle birleştirmek adına siz de Makers Consulting’in alanında yetkin ve fark yaratan uzmanlarından destek alabilirsiniz.
Çalışan Deneyimi Hizmetlerimiz için bize yazın, 48 saat içinde teklif dönelim.